Business

19 Nisan 2013 Cuma

On 19:18 by tansel uğur   3 comments
   Geçtiğimiz günlerde ülkemizde ne olduğu ve nereden geldiği anlaşılamayan bir T.C krizi yaşandı. İddiaya göre T.C ibaresi her yerden ve zihnimizden silinmeye çalışılıyordu. Bense vize haftası olması sebebiyle gündemi takip edemiyordum. Bir gece kontrol amaçlı olarak hesabımın bulunmuş olduğu sosyal medya sitelerinden birine girdim. Bir de ne göreyim? Her yer T.C olmuş. Bir an için afalladım doğrusu. Evet artık kendimi Suriye'den gelen mülteciler gibi hissediyordum. Sanki arkamdan Esed güçleri geliyormuşçasına tedirgindim. Artık şu sınırı bir geçsem de rahatlasam diyordum içimden. 


  Oldukça yorgun olmama rağmen bir an önce sınır kapısından geçip Türkiye'ye sığınmam gerektiğini düşünüyordum artık. Bilgisayarı bırakıp koridor kapısından içeri girdim. Ve 'ÖZ-GÜR-LÜK' diye deliler gibi bağırmaya başladım. Rambo'nun tüm düşmanlarını alt ettiği gibi ben de Esed'ten kurtulduğumu düşünüyordum. Çok güçlüydüm ve bir zafer kazanmıştım. Nasıl bağırmayayım... Derken alt komşumun oklavayla ayaklarımın altındaki betona 3 kere vurmasıyla kendime gelmiştim. Ne yapıyorum ben diyerek kendime çeki düzen verdim. Lakin hava almam gerekiyordu. Çok yıpranmıştım çok...

   Ara ara kafa dinlemek için gittiğim parka doğru biraz hava alıp sakinleşmek için yola çıktım. Parkın önünde durdum ve her şey yolunda mı diye etrafa bakınıyordum. O da ne? Evet park tabelasında T.C ibaresi yoktu. Çılgına dönmüştüm. Gözlerime inanamıyordum. Acaba şu an paralel evrende miyim diye düşünmeye başlamıştım. Derken arkamda bir otomobil durdu ve beni protesto edermiş gibi kornaya basıyordu. Evet korkmuştum. Sonra yol verdim ve adam otomobilini parkın ağzına park etti. Park içinde park olur mu diye düşünmeye başlamıştım. Kafamda deli sorularla ben bu paradoksu yaşarken arabadan inen adam yanıma geldi. 'Yaşıtların hudutta can veriyor sense bir kornadan bile  korkuyorsun' diyordu. Dalga geçiyordu belli ki ama her ne kadar dalga da olsa içime oturmuştu bu söz. Öyle ya biz burada birbirimizi yerken birileri vatanı koruyordu. Aklımdan hemen eve gidip internette adımın başına 'Türkiye Cumhuriyeti bir bütündür, parçalanamaz' yazmak geçiyordu. Ama çok uzundu bir kere. Hem bunun önüne geçilemezdi ki. Yarın BİM kapanacak olsa öğrenci milleti 'Hadi beyler adımızın başına Le koyuyoruz' diyecekti. Hem yarın torunlarımıza ne diyecektik? 'Bak evladım bir gün vatan elden gidiyordu, adımızın önüne T.C koyup vatanı kurtardık' mı? bu kadar kolaymıydı? Ya da Vatan sevgisi bu muydu?  

   Çözüm süreci tartışmaları da vardı aynı zamanda. Nedense yapıcı olanların sayısı yok denecek kadar azdı. Bir öneri sunuldu. Akil adamlar bölge bölge dolaşıp halkı aydınlatacaktı. Ne kadar akil oldukları tartışıladursun başka bir öneri sunan kimse yoktu. Öneri konusunda ortada kimse yokken söz konusu eleştiri olunca çanak çömlek patlıyor herkes saklandığı delikten dışarı çıkıyordu. Üstüne üstlük vuralım, kıralım, parçalayalım diyenler türemişti artık. Peki hiç mi mazlumu düşünen yoktu bu ülkede? Vardı ama birbirimizi yemekten fırsat mı kalıyordu? 


Ne kadar da cool millet olduk biz. Söz konusu vatan olunca bir fikri var herkesin. Hem de ne güzel fikirler... Buna ben de dahilsem ve bildiğim bir şey varsa klavye milliyetçileri bu vatana büyük zarar veriyor. Söz de herkes vatan sevdalısı. Böyle sevda olmaz. Ya sev ya terket diyenler önce vatanı menfaatsiz sevmeyi öğrenmeli.
E artık çanak çömlek patladı. Çıksanıza meydana..
Sürç-ü fikir eyledim yine, ziyanı yok ne de olsa düşünce özgürlüğü diye bir şey var bu ülkede değil mi? Saygılarımla...


3 yorum:

  1. ilk yorum ilkokul arkadaşından olsun o zaman :) (enes uluç)

    ayrıca iade-i ziyarete beklerim efendim :)

    http://kendinemuharrir.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  2. vaay kardeşim teşekkür ederim :) acemisiyim buraların bir tanıdığa rastlamak iyi oldu.
    hemen iade-i ziyaretimi yapıyorum. Daha çok yaparım zaten :)

    YanıtlaSil
  3. eyvallah kardeşim, takibindeyim ben de ;)

    YanıtlaSil