Business

22 Nisan 2013 Pazartesi

On 18:27 by tansel uğur   No comments
   Bayramlar bir milletin kültürünü, değerini ve özünü yansıtan naçizene günlerdir. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını yaşamakta olduğumuz bugün de aynı zamanda Cumhuriyetimizin 90. yılını kutlamaktayız. Bu bayramı da 93 yıl önce meclisimizin açılmış olduğu gün nihayetinde çocuklara verilmiş bir hediye olarak görmekteyiz. Çocuklar bunu hakedecek ne yaptı diyerek bir geyiğe  de girmeyeceğim.
   
   Fakat insan şunu sormadan da geçemiyor. Yahu kardeşim madem bu bayram çocuk bayramı da niçin bütün yükü çocuklar çekiyor? Yürüyüş yaptırılan çocuklar, günler öncesinden sıcağın bağrında çalıştırılıp bayram günü sahada koreografi sergiletilen çocuklar, şiirler okutulup trampet çaldırılan çocuklar. Ellerine borazan verilip üfletilen yine çocuklar. Yahu yazık değil mi el kadar bebelere..



   Kule yapacam derken düşüp sakatlananı mı ararsın, uygun adım yürürken senkronunu kaybedip hocasından fırça yiyenini mi ararsın,  boynuna kendinden büyük davul asılıp iki büklüm olanını mı ararsın, elindeki boruyu öttürecem diye elma şekeri gibi kıpkırmızı olanını mı ararsın ( bu arada ben hiç başaramadım bunu ) neler çekiyor bu çocuklar neler. En çokta o elindeki flamayla saatlerce dolaşan çocuğa acımışımdır. Bir eli düz bir eli ters durduğu için hep çolak kalacak diye de korkmuşumdur. Yazık değil mi arkadaş? Hiç unutmam bir keresinde sahada Türkiye haritası çizerken Sinop burnunu oluşturan bir arkadaşım hasta olduğu gerekçesiyle gelmemişti. Yokluğu da fark edilmeyince tören boyunca haritamız o burundan yetim kalmış ve tören öylece geçiştirilmişti. Olayı tepeden izleyen kaymakam beyimiz durumu hocamıza anlatmış hocamız da ertesi gün okulda o çocuktan herkesin önünde hesap sormuş ve o arkadaşta hayatı boyunca Sinop'tan nefret etmişti. Hala ediyormu bilmiyorum.Başka birinde de bir arkadaşım uygun adım marşı beceremiyordu. Sağ ayak-sol kol, sol ayak-sağ kol yapacağına denize açılmış bir tekne gibi sağlı sollu ve senkronu kopmuş bir vaziyette gidiyordu. Durumu içler acısı ama aynı zamanda komikti doğrusu. Sonrası malum...

   Bende diyorum ki arkadaşım bu bayram madem çocukların bayramı. Artık eziyeti çocuklar çekmesin. Aksine çocuklar oturup izlesin. Gösteriyi de anneler babalar yapsın. Yine öğretmenler öncülüğünde tabi. Çok mu şey istedim ne? Ama ne var ki mutlu olan çocuklar olsa, onlar izlese eğlense sonra da hep beraber cümbür cemaat aileleriyle yürüyüşe katılsa, onlara en güzel şiirleri öğretmenleri okusa, o gün okulun düzenlediği bir etkinlikle onlara çeşitli animasyon gösterileri yapılsa, günün anlam ve önemini belirten bir tiyatro öğretmen ve velilerce hazırlanıp sunulsa, yani kısacası çocuklar o gün mutlu olsa...


   Böylelikle çocuklar bayramları daha çok sevmezler mi? Önemli olduğunu hissetmezler mi? İşte o zaman bayramları bayram olmaz mı? Evet galiba çok şey istedim. Umarım çocuklar bundan sonra bayramları eziyet olarak değilde, bayram olarak görürler. 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız Kutlu Olsun..


    

    
   

   

0 yorum:

Yorum Gönder